BEDEN DİLİ:


Sağlıklı ve etkili bir iletişim 3 temel üzerinde yükselir; bilgi, sevgi ve servis. Hemen herkes bilginin ve sevginin önemini bilir. İnsanlar bilmeden ve sevmeden yaşayamazlar.

Ama nedense servis kavramı pek bilinmez. Kişisel gelişimci “Kör Nokta Eğitmeni” Hakan Bozkurt’un dediği gibi, “Hayat bir servis sanatıdır.” Yüreğimiz Mevlana, beynimiz Einstein da olsa, bilgimizi ve sevgimizi ancak uygun bir servisle çevremize aktarabiliriz.

Burada servis dediğimiz şey de aslında sözsüz iletişimden, beden dilinden başka bir şey değildir.

Peki, karşımızdaki kişi ya da kişilerle sözlü-sözsüz iletişim kurmak için hangi enstrümanları kullanıyoruz?

Sözcükler? Evet, ama etkisi yalnızca % 10.

Ses tonu? Elbette. Etkisi ise % 30.

En etkili enstrümanımız bedenimizdir ve % 60 oranında etkileme gücüne sahiptir.

beden dili

Verdiğim seminerlerde bazı katılımcıların, beden dilinin bu yüksek etkileme gücünün inanılır bir şey olmadığını söylediklerine çok tanık olmuşumdur. Oysa küçük bir uygulama bile bu bilgiyi hemen doğrular.

Örneğin saygı ve sevgi duyduğumuz bir büyüğümüzden bir şey isterken aşağıdaki gibi durduğumuzu düşünelim.

beden dili beden dili

Her iki durumda da alacağımız tepki acaba aynı mı olur, farklı mı?

Burada kuşkusuz, sözcüklerin ve konuşmanın gücünü küçümsemiyorum. Hatta sözcüklerin dili ile bedenin dilinin birbirine uyması durumunda verilmek istenen anlamın, mesajın oldukça güçlü ve etkili bir biçimde iletileceğini de biliyorum.

Eğer bir iletişim sırasında karşımdaki kişi tarafından yanlış anlaşılıyorsam ya da hiç anlaşılmıyorsam, ya sözcüklerimi değiştirmeliyim ya da davranışlarımı.

Bir de okul, ev ya da sokaktaki iletişimlerimizi düşündüm. “O ne dedi?”, “Sen şunu dedin.” Hep laf, laf, laf! Sanırım sözcüklere gereğinden çok değer veriyoruz.

Oysa bir jest (el, kol ya da baş ile yapılan bir hareket) ya da mimik (yüz kaslarıyla yapılan bir hareket), yüzlerce sözcükten çok daha etkili olabilir.